<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Bir Ayet Bir Açıklama</title>
	<atom:link href="http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.birayetbiraciklama.com</link>
	<description>Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla</description>
	<pubDate>Tue, 18 May 2010 19:21:47 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>“Hiç şüphesiz, zikri (Kuran’ı) Biz indirdik Biz; onun koruyucuları da gerçekten Biziz.” (Hicr Suresi, 9)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=346</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=346#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 18:38:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah'ın Koruması]]></category>

		<category><![CDATA[Kuran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[Kutsal kitabımız Kuran&#8217;ın en önemli özelliklerinden biri, günümüze kadar  hiçbir değişikliğe uğramadan, Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;e vahyedildiği  hali ile bizlere ulaşmış olmasıdır. Ayette Rabbimiz’in bu vaadi bizlere  haber verilmektedir.
Kuran&#8217;dan önceki hak kitaplar korunamamışlar, bazı bölümleri insanlar  tarafından ya değiştirilmiş ya da çıkarılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)  ise, kendisine her vahiy geldiğinde, vahyi Allah&#8217;ın yardımı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kutsal kitabımız Kuran&#8217;ın en önemli özelliklerinden biri, günümüze kadar  hiçbir değişikliğe uğramadan, Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;e vahyedildiği  hali ile bizlere ulaşmış olmasıdır. Ayette Rabbimiz’in bu vaadi bizlere  haber verilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kuran&#8217;dan önceki hak kitaplar korunamamışlar, bazı bölümleri insanlar  tarafından ya değiştirilmiş ya da çıkarılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v.)  ise, kendisine her vahiy geldiğinde, vahyi Allah&#8217;ın yardımı ile  ezberlemiş ve hemen güvendiği kişilere yazdırmıştır. Böylece Kuran  yazılı olarak muhafaza edilmiştir. Hz. Ebu Bekir (r.a.) zamanında Kuran  tek bir nüsha haline getirilmiş, Hz. Osman (r.a.) döneminde ise Kuran  nüshaları çoğaltılarak, önemli İslam kentlerine gönderilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in vahiy aldığında, Kuran ayetlerini aklında  tutmak için nasıl çaba gösterdiği ve buna karşılık Allah&#8217;ın O&#8217;na nasıl  yardım edeceği ayetlerde şöyle bildirilir:<br />
<strong><br />
“Onu (Kuran&#8217;ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla  hareket ettirip- durma. Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana)  okutmak Bize ait (bir iş)tir. Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de  onun okunuşunu izle. Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir  iş)tir.” </strong>(Kıyamet Suresi, 16-19)</p>
<p style="text-align: justify;">Ayetlerde de görüldüğü gibi, Peygamberimiz (sav)&#8217;in Kuran&#8217;ı aklında  tutuşu, herhangi bir konunun ezberlenmesi gibi olmamış, Allah özel  olarak Kuran ayetlerini Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in hafızasına  yerleştirmiştir. Bunun sonrasında ise, Peygamberimiz (s.a.v.),  hafızasındaki ayetleri güvendiği kişilere yazdırmıştır. Ve 1400 yıldır,  Allah&#8217;ın vaadine uygun olarak, Kuran&#8217;ın tek bir harfi bile değişmemiş ve  Allah&#8217;ın vahyi günümüze kadar korunarak gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kuran&#8217;ın Allah&#8217;ın vahyi olduğunun ve vahye insan eliyle hiçbir şeyin  eklenmediğinin delillerinden bir tanesi ise, Kuran&#8217;da hiçbir çelişki  bulunmamasıdır. Kuran, hem kendi içinde, hem de tarihi gelişmelerle ve  bilimsel buluşlarla tam bir uyum içindedir. Kuran&#8217;ın bu özelliği o kadar  kesin ve açıktır ki, Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurmuştur:<br />
<strong><br />
“Onlar hâlâ Kuran&#8217;ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah&#8217;tan başkasının  Katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler,  ihtilaflar) bulacaklardı.” </strong>(Nisa Suresi, 82)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=346</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“Onlar hala cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah&#8217;tan daha güzel olan kimdir?” (Maide Suresi, 50)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=343</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=343#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 18:36:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah Korkusu]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ın hükmü]]></category>

		<category><![CDATA[Din ahlakı]]></category>

		<category><![CDATA[Kuran]]></category>

		<category><![CDATA[hüküm koyucu]]></category>

		<category><![CDATA[Sünnet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=343</guid>
		<description><![CDATA[Ayette tek hüküm koyucunun Allah olduğu haber verilmektedir. İman  edenler için tek yol gösterici Allah&#8217;ın elçileri ve Allah&#8217;ın sözü olan  Kuran&#8217;dır. Kuran&#8217;da inananların; &#8220;O, herşeyin Rabbi iken, ben  Allah&#8217;tan başka bir Rab mi arayayım?&#8221; (Enam Suresi, 164) dedikleri  bildirilir.
İman edenler her zaman Allah&#8217;ın emirlerine göre hareket eder, Kuran&#8217;da  yasaklanmış her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Ayette tek hüküm koyucunun Allah olduğu haber verilmektedir. İman  edenler için tek yol gösterici Allah&#8217;ın elçileri ve Allah&#8217;ın sözü olan  Kuran&#8217;dır. Kuran&#8217;da inananların; <strong>&#8220;O, herşeyin Rabbi iken, ben  Allah&#8217;tan başka bir Rab mi arayayım?&#8221;</strong> (Enam Suresi, 164) dedikleri  bildirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">İman edenler her zaman Allah&#8217;ın emirlerine göre hareket eder, Kuran&#8217;da  yasaklanmış her türlü düşünce ve tavırdan titizlikle uzak dururlar.  Herhangi bir iş yaparken ya da bir karar alırken o konu hakkında  Allah&#8217;ın ne emrettiğini düşünür, hemen Kuran ayetlerine ve Peygamber  Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetine başvururlar. Kendi tutku ve isteklerine,  içinde yaşadıkları toplumun batıl geleneklerine ya da atalarının  adetlerine göre değil, yalnızca Allah&#8217;ın buyruklarına göre hareket  ederler.</p>
<p style="text-align: justify;">Allah&#8217;ı tek hüküm koyucu olarak kabul etmeyen, Allah&#8217;ın hükümlerine  karşı çıkan veya O&#8217;nun emirlerinin dışında hükümler koyan insanlar doğru  yoldan sapmış olurlar. (Allah’ı tenzih ederiz) Bu insanlar toplumda  yaygın olarak kabul gören batıl kuralları ve uygulamaları (Allah’ı  tenzih ederiz) Allah&#8217;ın hükümlerinden üstün tutarlar. Hatta vicdanları  kabul etse dahi, kibirlerinden ve bağnaz tutumlarından dolayı en güzel  ve en doğru olan hükmü kabul etmezler. Bazı insanların bu yanlış bakış  açıları, Allah&#8217;ın dinini kabul etmelerine ve iman etmelerine daima engel  olmuştur. Oysa Kuran ahlakına uymayan her düşünce ve her tavır  yanlıştır. Kuran’da insanların, ahirette Allah&#8217;ın hükümlerinden sorguya  çekilecekleri bildirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İman eden bir insan için, tüm insanların nasıl bir inanca sahip  oldukları ya da dinlerini nasıl uyguladıkları kesinlikle önemli  değildir. Önemli olan Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da insanlara bildirdikleri ve  Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in uygulamalarıdır. Kuran indirildiği  dönemde, Allah insanların birçoğunun batıl inanç ve uygulamalarını  ortadan kaldırmıştır. İnsanların o devirde söyledikleri sözler,  attıkları iftiralar ve sergiledikleri düşmanca tavırlar Peygamber  Efendimiz (s.a.v.)’in din ahlakını yaşamasına engel olmamıştır.  Günümüzde de iman edenler, Allah&#8217;a, Kuran ahlakına ve Peygamber  Efendimiz (s.a.v.)’in sünnetine sıkı sıkıya bağlanmalı, Allah&#8217;ın  Kuran&#8217;da bildirdiklerinin dışında bir yol aramamalıdırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=343</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8221;Dediler ki: &#8220;Sen Yücesin, bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir bilgimiz yok. Gerçekten Sen, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olansın.&#8221; (Bakara Suresi,32)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=338</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=338#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Apr 2010 10:36:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah'ı takdir etmek]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ı zikretmek]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ın ihsanı]]></category>

		<category><![CDATA[Herşeyin Allah'ın kontrolünde olması]]></category>

		<category><![CDATA[Tesbih etmek]]></category>

		<category><![CDATA[Şükretmek]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ı övgüyle yüceltmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=338</guid>
		<description><![CDATA[Kuran’da Yüce Allah’ın meleklere, yeryüzünde bir halife var edeceğini  söylediği ve ona isimlerin hepsini öğrettiği haber verilmektedir. Bunun  üzerine melekler, Allah’ın aklını, ilmini, gücünü ve büyüklüğünü övüp  yücelterek tesbih etmişlerdir. Meleklerin tesbihinde olduğu gibi Allah  sonsuz hikmet ve ilim sahibidir. İnsanın da Allah’ın kendisine öğrettiği  dışında hiçbir bilgisi yoktur. Yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Kuran’da Yüce Allah’ın meleklere, yeryüzünde bir halife var edeceğini  söylediği ve ona isimlerin hepsini öğrettiği haber verilmektedir. Bunun  üzerine melekler, Allah’ın aklını, ilmini, gücünü ve büyüklüğünü övüp  yücelterek tesbih etmişlerdir. Meleklerin tesbihinde olduğu gibi Allah  sonsuz hikmet ve ilim sahibidir. İnsanın da Allah’ın kendisine öğrettiği  dışında hiçbir bilgisi yoktur. Yani bir kimsenin herhangi bir ilme  sahip olması kendisinden değildir; Allah&#8217;ın o kişiye kaderinde bir ilim  lütfetmesinin sonucudur. Allah dilediği kişiye bu nimeti dilediği  kadarıyla verir. Meleklerin, ayette haber verilen sözleri, bu gerçeği  açık şekilde ifade etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan, Allah&#8217;ın yoktan var ettiği, aciz bir varlıktır. İnsanın güç  getirebildiği herşey Allah&#8217;ın kendisine ihsanda bulunmasıyla ve kuvvet  vermesiyle gerçekleşmektedir. Allah’ın ilmiyle, Allah’ın bizlere  öğrettikleri sayesinde etrafımızdaki her şeyi algılayabilir ve bu  şekilde yaşantımıza devam edebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Müminler, Allah’ın aciz bir kulu olduklarının şuurundadırlar. Bu nedenle  sahip oldukları akıl, bilgi ve yetenekleri kendilerinden bilmezler.  Kainattaki tüm ilimlerin, mülkün ve hükmün gerçek sahibinin alemlerin  Rabbi olan Allah olduğunu her zaman bilerek, her işlerinde Allah’a  yönelirler. Rabbimiz’e karşı boyun eğici ve teslimiyetli davranır,  övgüyü daima onu yaratan Allah’a yöneltir ve durmaksızın O’nu yüceltip  tesbih ederler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=338</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur. Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle, onunla O&#8217;na (Allah&#8217;a) ortak koşanlar üzerindedir.&#8221; (Nahl Suresi, 99-100)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=333</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=333#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 17:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah'a sığınmak]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ın Koruması]]></category>

		<category><![CDATA[Din ahlakı]]></category>

		<category><![CDATA[Tevekkül etmek]]></category>

		<category><![CDATA[İman etmek]]></category>

		<category><![CDATA[Şeytan]]></category>

		<category><![CDATA[inkar edenler]]></category>

		<category><![CDATA[Kuran Ahlakı]]></category>

		<category><![CDATA[Samimi iman]]></category>

		<category><![CDATA[şeytanın destekçisi]]></category>

		<category><![CDATA[Şeytanın etkisi]]></category>

		<category><![CDATA[Şeytanın hilesi]]></category>

		<category><![CDATA[Şeytanın tuzakları]]></category>

		<category><![CDATA[Şirk]]></category>

		<category><![CDATA[Tevekküllü davranmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Allah ayetlerinde, şeytanın iman edenler ve Allah’a tevekkül edenler  üzerinde hiçbir etkisinin olamayacağını haber vermektedir. Müminler  yaşamlarını Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da bildirdiği hükümler üzerine kurdukları  için, “Ey iman edenler, Allah&#8217;tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu  yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir…” (Enfal Suresi,  29) ayetiyle bildirildiği üzere şeytanın tuzaklarını, kendilerine hangi  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Allah ayetlerinde, şeytanın iman edenler ve Allah’a tevekkül edenler  üzerinde hiçbir etkisinin olamayacağını haber vermektedir. Müminler  yaşamlarını Allah&#8217;ın Kuran&#8217;da bildirdiği hükümler üzerine kurdukları  için,<strong> “Ey iman edenler, Allah&#8217;tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu  yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir…”</strong> (Enfal Suresi,  29) ayetiyle bildirildiği üzere şeytanın tuzaklarını, kendilerine hangi  yollarla yaklaşacağını Allah’ın izniyle çok iyi görebilirler. Şeytana  asla fırsat tanımaz, her zaman her konuda vicdanlarına göre hareket  ederler.</p>
<p style="text-align: justify;">Şeytanın hilesinin zayıf olması ve zorlayıcı bir gücünün bulunmaması,  Allah&#8217;ın insanlar için yarattığı bir rahmet ve kolaylıktır. Çünkü din  ahlakını yaşayan bir insanın karşısında din ahlakına karşı negatif bir  güç olarak şeytan vardır. Onun zayıf ve güçsüz olması ise, müminlerin  Kuran ahlakını yaşama konusunda bir güçlük yaşamayacaklarının bir  göstergesidir. Ancak, bunun için samimi bir iman gerekir. Allah&#8217;a teslim  olmuş, sabah akşam O&#8217;nu zikreden, yeryüzündeki her olayın Allah&#8217;ın  kontrolünde olduğunu bilen ve ihlasla Rabbimiz’e yönelen müminler  şeytanın etkilerine karşı güçlüdürler.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayetin devamında bildirildiği gibi şeytanın etkisi ancak Allah&#8217;a şirk  koşan ve inkar eden kimseler üzerindedir. Şeytan insanları Allah&#8217;ın  yolundan döndürmek için çaba harcamaya yemin etmiştir. Dolayısıyla iman  etmeyen, insanları Allah&#8217;ın yolundan alıkoymaya çalışan, Allah&#8217;a ve din  ahlakına karşı olan, insanlara Allah&#8217;ı, ahireti ve sorumlu oldukları din  ahlakını unutturan her kişi şeytanın destekçisi ve dostudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Unutulmamalıdır ki; şeytan Allah&#8217;tan bağımsız bir güç değildir. Şeytanı  da Allah yaratmıştır ve ancak Allah dilediği için insanlara düşman  olmuştur. Allah dilemedikçe de insanlar üzerinde müstakil bir gücü  kesinlikle olamaz. Allah şeytanı da insanlar için bir imtihan vesilesi  olarak yaratmıştır. Ona uyanlar doğru yoldan uzaklaşacak, vicdanlarının  sesine uyarak Allah&#8217;ın rızasına uygun hareket edenler ise ebedi  kurtuluşa ereceklerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=333</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;&#8230; Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.&#8221; (Teğabün Suresi, 16)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=328</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=328#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 18:57:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Cimrilik]]></category>

		<category><![CDATA[Din ahlakı]]></category>

		<category><![CDATA[Dünya hayatı]]></category>

		<category><![CDATA[Güzel Ahlak]]></category>

		<category><![CDATA[Allah Rızası]]></category>

		<category><![CDATA[Bencillik]]></category>

		<category><![CDATA[Fedakarlık]]></category>

		<category><![CDATA[İmanı kavramak]]></category>

		<category><![CDATA[Kötülükten sakınmak]]></category>

		<category><![CDATA[Kuran Ahlakı]]></category>

		<category><![CDATA[Nefsi eğitmek]]></category>

		<category><![CDATA[Vicdanının sesini dinlemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=328</guid>
		<description><![CDATA[Allah bu ayetiyle insanı bu dünyada ve ahirette kurtuluşa yöneltecek  olan tavrın, nefislerinin kötü özelliklerinden sakınmak olduğunu  bildirmiştir.
İnsan nefsi bencillik, egoistlik, cimrilik gibi çeşitli kötü ahlak  özelliklerine yatkın bir yapıda yaratılmıştır. Nefsini eğitmediği  takdirde, bu kötü ahlak özellikleri kişinin tüm ahlakına hakim olur.  Böyle bir kişi ise genellikle herkesten çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Allah bu ayetiyle insanı bu dünyada ve ahirette kurtuluşa yöneltecek  olan tavrın, nefislerinin kötü özelliklerinden sakınmak olduğunu  bildirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsan nefsi bencillik, egoistlik, cimrilik gibi çeşitli kötü ahlak  özelliklerine yatkın bir yapıda yaratılmıştır. Nefsini eğitmediği  takdirde, bu kötü ahlak özellikleri kişinin tüm ahlakına hakim olur.  Böyle bir kişi ise genellikle herkesten çok hatta çoğu zaman yalnızca  kendisini düşünür. Kendisi için daima herşeyin en iyisini, en güzelini,  en mükemmelini ister ve bunları elde etmek için başkalarına zarar  vermekten çekinmez. Kendisi bu özelliklere sahip olmadığı halde ona  karşı herkesin olabildiğince anlayışlı ve özverili bir yaklaşım  içerisinde olmasını bekler. İçten içe hep kendi istek ve çıkarlarını  korumak, kendi rahatını ve konforunu sağlamak ister.</p>
<p style="text-align: justify;">Nefsin bu zayıflığından kurtulmak ise, ancak imanı kavramak ve Kuran  ahlakını yaşamakla mümkün olur. Kuran&#8217;da bildirilen gerçekleri ve  Allah&#8217;ın emrettiği ahlak anlayışını kavrayan bir kimse, hayatının her  anında fedakarlık gösterebilecek bir ahlaka ulaşabilir. Allah, insanın  nefsini kötülüklerden sakındırabilmesi ve Allah&#8217;ın beğendiği ahlaka  ulaşabilmesi için vicdanı yaratmıştır. Vicdanın sesi, insana her türlü  kötülükten sakınmanın ve iyiliğe ulaşmanın yollarını gösterir. İman eden  bir insanın kalbindeki derin Allah sevgisi ve güçlü Allah korkusu, onu  nefsinin kötülüklerine yenik düşmekten alıkoyar. Böyle bir insan, dünya  hayatında asıl bulunuş amacının Allah&#8217;ın rızasını kazanmak olduğunu  bilerek, hayatının her anında Rabbimiz&#8217;in hoşnut olacağı davranışlarda  bulunmaya çalışır. Dünya hayatının çok kısa süreceğini, insanın asıl  olarak sonsuz ahiret hayatı için çaba harcaması gerektiğini bilir.  Burada elde edilen tüm menfaatlerin gelip geçici olduğunu, ardından ise  Allah&#8217;ın huzuruna varıp hesap vereceğini unutmaz. Dünya hayatında  Allah&#8217;ın rızası, rahmeti ve cenneti yerine, nefsini ve çıkarlarını  korumayı hedefleyen insanların ise ahirette sonsuz bir azapla  karşılaşabileceklerinin bilincindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksinde ise, gösterdiği güzel davranışlara ve fedakarane ahlaka  karşılık, Allah kendisini dünyada iyilik ve güzellikle  mükafatlandıracak, ahirette de sonsuza dek benzersiz nimetlerle  ödüllendirecektir. Allah, güzel davranışlarda bulunanları Kuran&#8217;da şöyle  müjdelemektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Güzellik yapanlara daha güzeli ve fazlası vardır. Onların yüzlerini  ne bir karartı sarar, ne bir zillet, işte onlar cennetin halkıdırlar;  orada süresiz kalacaklardır.”</strong> (Yunus Suresi, 26)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=328</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“İnsanlar içinde, Allah&#8217;tan başkasını &#8216;eş ve ortak&#8217; tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah&#8217;ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah&#8217;a olan sevgileri daha güçlüdür&#8230;” (Bakara Suresi, 165)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=319</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=319#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 15:25:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah sevgisi]]></category>

		<category><![CDATA[Şirk]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'a ortak koşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=319</guid>
		<description><![CDATA[Rabbimiz bu ayette müminler ve iman etmeyenler arasındaki sevgi  anlayışının farklılığını bildirmektedir. Ayette bildirildiği gibi,  insanların bir kısmı (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) Allah&#8217;a ortak koşmakta ve  diğer varlıkları Allah&#8217;ı severcesine sevmektedirler. Kuran ahlakından  uzak yaşayan insanlar, sevginin asıl kaynağı olan (Allah&#8217;ı tenzih  ederiz) Yüce Allah&#8217;ı sevmek yerine, bu sevgilerini doğrudan O&#8217;nun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Rabbimiz bu ayette müminler ve iman etmeyenler arasındaki sevgi  anlayışının farklılığını bildirmektedir. Ayette bildirildiği gibi,  insanların bir kısmı (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) Allah&#8217;a ortak koşmakta ve  diğer varlıkları Allah&#8217;ı severcesine sevmektedirler. Kuran ahlakından  uzak yaşayan insanlar, sevginin asıl kaynağı olan (Allah&#8217;ı tenzih  ederiz) Yüce Allah&#8217;ı sevmek yerine, bu sevgilerini doğrudan O&#8217;nun birer  tecellisi olan varlıklara yöneltirler. Oysa bu, Yüce Allah&#8217;ın asla  affetmeyeceğini haber verdiği (Nisa Suresi, 48) ve Kuran&#8217;da şirk koşmak  olarak bildirilen çok yanlış bir sevgi anlayışıdır. İmani olgunluğa  sahip müminlerin kalplerindeki sevginin asıl kaynağı ise Yüce Allah&#8217;a  olan derin sevgileridir. Müminler ise, hiçbir insanın, maddenin ya da  canlının gerçekte kendine ait bir gücü ya da güzelliği olmadığını  bilirler. Bunların hepsini, sahip oldukları tüm özelliklerle birlikte  yoktan yaratan ancak Allah&#8217;tır. Hiçbir canlı kendi güzelliğini  tasarlayıp meydana getiremez. Bir insanın yüzündeki güzelliği ya da bir  hayvanın sahip olduğu sevimliliği belli bir ömürle yaratan ve ecelleri  geldiğinde hepsini yok edecek olan Allah&#8217;tır. Her güzellik yalnızca   Allah&#8217;ın hakimiyetindedir. İşte bu nedenle mümin, karşılaştığı tüm  güzellikleri, insanları, hayvanları, doğayı Allah&#8217;ın yarattığını bilerek  sever. Dolayısıyla asıl sevgisi, tüm bu güzellikleri ona veren ve  herşeyin sahibi olan Allah&#8217;a yöneliktir.</p>
<p style="text-align: justify;">Müminlerin Yüce Allah&#8217;a olan sevgileri dünyada hiçbir varlığa  duyulamayacak kadar coşku dolu, neşe veren ve kalpleri heyecanla  dolduran çok güçlü bir duygudur. Çünkü müminler, Yüce Allah&#8217;ın  bahşettiği nimetleri, O&#8217;nun her şeye güç yetirdiğini ve tüm evrenin tek  hakimi olduğunu, her şeyi en güzel ve hayırlı şekliyle yarattığını  bilirler. Bu düşünce ve Allah&#8217;la olan manevi bağlantıları, onların  Allah&#8217;a olan sevgilerini güçlendirir. Bu güçlü sevgi, Rabbimiz&#8217;in  kendilerinden hoşnut olması için samimi bir gayrete dönüşür ve sonuçta  müminleri, Allah&#8217;ın yarattıklarını da seven, onlara karşı şefkat ve  merhamet duyan, onları korumak, onlara hayır ve güzellik getirmek  isteyen dünyanın en güzel ahlaklı ve en hayırlı insanları haline  getirir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=319</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“Hiç şüphesiz, Biz herşeyi kader ile yarattık” (Kamer Suresi, 49)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=314</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=314#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 21:08:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah'ın yaratışı]]></category>

		<category><![CDATA[Herşeyin Allah'ın kontrolünde olması]]></category>

		<category><![CDATA[Kader]]></category>

		<category><![CDATA[Yaratılış]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'a teslim olmak]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ın kontrolü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=314</guid>
		<description><![CDATA[Allah, bu ayetinde bizlere herşeyi bir kader dahilinde yarattığını  bildirmektedir. Allah canlı cansız tüm varlıkları kaderleriyle birlikte  yaratmıştır. Allah’ın belirlediği bu kader dışında hiçbir varlığın  gerçekleşecek olan bir iyiliği ya da kötülüğü engellemeye ya da tersine  çevirmeye gücü yetmez.
Kader, Allah’ın yarattığı her canlının geçmişte yaptığı ve gelecekte  yapacağı herşeyi, her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Allah, bu ayetinde bizlere herşeyi bir kader dahilinde yarattığını  bildirmektedir. Allah canlı cansız tüm varlıkları kaderleriyle birlikte  yaratmıştır. Allah’ın belirlediği bu kader dışında hiçbir varlığın  gerçekleşecek olan bir iyiliği ya da kötülüğü engellemeye ya da tersine  çevirmeye gücü yetmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Kader, Allah’ın yarattığı her canlının geçmişte yaptığı ve gelecekte  yapacağı herşeyi, her hareketi, düşünceyi, konuşmayı en ince ayrıntısına  kadar bilmesi ve kontrol etmesidir. İnsanlar daha doğmadan, hayatları  boyunca görecekleri ve yaşayacakları herşey Allah Katında belirlenmiş ve  planlanmıştır. İnsan, hayatı boyunca Allah’ın kendisi için dilediği ve  yarattığı olaylarla karşılaşır ve tamamen Allah’ın dilediği bir şekilde  hayatını sürdürür. Allah bu gerçeği Kamer Suresi 52. ve 53. ayetinde  şöyle bildirmektedir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>“Onların işlemiş oldukları herşey kitaplarda (yazılı)dır. Küçük,  büyük herşey satır satır (yazılı)dır.”</strong> (Kamer Suresi, 52-53)</p>
<p style="text-align: justify;">Yüce Allah’ın ayetlerde bildirdiği üzere, tüm insanlar tamamen  Rabbimiz’in belirlediği kader doğrultusunda, Allah’ın kontrolü ve  hakimiyeti altında bir yaşam sürdürmektedir. Bu nedenle, insanın  kaderinin dışına çıkması söz konusu değildir. Bazı insanlar, olayları  doğru değerlendirmedikleri zaman, karşılaştıkları her olaya olumsuz bir  bakış açısıyla yaklaşarak umutsuz ve karamsar bir yapıya bürünürler.  Bundan kurtulmanın tek yolu ise kadere tam anlamıyla teslim olmak, her  olaydaki hikmetli yönleri görebilmeye çalışmaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=314</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Siz, insanlara iyiliği emrederken, kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız? (Bakara Suresi, 44)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=310</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=310#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Nov 2009 11:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah Korkusu]]></category>

		<category><![CDATA[Gaflet]]></category>

		<category><![CDATA[İyilik]]></category>

		<category><![CDATA[Doğruyu yanlışı birbirinden ayırt edebilme]]></category>

		<category><![CDATA[Hatırlatmak]]></category>

		<category><![CDATA[İyiliği emretmek]]></category>

		<category><![CDATA[Kuran okumak]]></category>

		<category><![CDATA[Uyarmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=310</guid>
		<description><![CDATA[Allah ayette Kuran&#8217;ı okuyan, doğruyu-yanlışı bilen ve başkalarına iyiliği emreden ancak yaptıkları hatırlatmaları kendileri uygulamayan gaflet içindeki kişileri uyarmaktadır.
Allah Kuran&#8217;da müminlere birbirlerine iyiliği emredip, kötülükten men etmelerini öğütlemiştir. Bu, Allah&#8217;ın beğendiği bir tavırdır. Fakat asıl önemli olan kişinin başkalarına hatırlattığı konulara kendisinin de dikkat etmesi ve onlara kendi tavırlarıyla ve ahlakıyla örnek olabilmesidir. Çünkü eğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Allah ayette Kuran&#8217;ı okuyan, doğruyu-yanlışı bilen ve başkalarına iyiliği emreden ancak yaptıkları hatırlatmaları kendileri uygulamayan gaflet içindeki kişileri uyarmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Allah Kuran&#8217;da müminlere birbirlerine iyiliği emredip, kötülükten men etmelerini öğütlemiştir. Bu, Allah&#8217;ın beğendiği bir tavırdır. Fakat asıl önemli olan kişinin başkalarına hatırlattığı konulara kendisinin de dikkat etmesi ve onlara kendi tavırlarıyla ve ahlakıyla örnek olabilmesidir. Çünkü eğer kişi yapılan bir tavrın yanlış olduğunu biliyor ve bundan rahatsızlık duyuyorsa, bu durumda kendisi de bu yanlıştan kurtulmakla ve doğru olanı uygulamakla sorumludur. Aksi takdirde başkalarına yaptığı uyarılar ahirette kendi aleyhinde olacak bir tavır olarak karşısına çıkabilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir hatayı, başkasını uyaracak kadar iyi teşhis edebilen bir kişinin, aynı hatayı kendi nefsinde teşhis edememesi gibi bir durum mümkün değildir. Elbette ki kişi kendi hata ve günahının da farkındadır. Dolayısıyla kişinin kendindeki hatayı görmezlikten gelmesi gaflet ve samimiyetsizlik içinde olduğunu gösterir. Örneğin yalancı birinin insanları doğruluğa; riyakar birinin insanları samimiyete, namaz kılmayan birinin insanları namaza davet etmesi büyük bir samimiyetsizlik ve ikiyüzlülük örneğidir. Ayetin sonunda bu tür kişiler, <strong>&#8220;yine de akıllanmayacak mısınız&#8221;</strong> şeklinde uyarılarak, bu kişilerin yaptıkları hatırlatmaları önce kendilerinin uygulamaları gerektiği anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendinde olan bir hatayı başka bir mümin kardeşinde de gördüğünde yapılabilecek en güzel ve samimi hareket, ona önce kendisinde de aynı hatanın olduğunu söylemek ve bu konuda sürekli birbirlerine hatırlatma yaparak, ortak hatalarını düzeltmede birbirlerini takip ve teşvik etmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=310</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>“Şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (dua ve ibadetle) yorulmaya-devam et. Ve yalnızca Rabbine rağbet et.” (İnşirah Suresi, 7-8)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=306</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=306#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 17:38:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Allah'a sığınmak]]></category>

		<category><![CDATA[Allah'ı zikretmek]]></category>

		<category><![CDATA[Dua etmek]]></category>

		<category><![CDATA[İbadet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=306</guid>
		<description><![CDATA[Allah bu ayetlerde müminlere durmaksızın Allah rızası için yaşamayı ve durmaksızın yorulmaya devam etmelerini emretmektedir. Müminler imanın verdiği şevk ile ayetin hükmü gereği Allah yolunda bir işi bitirince, hemen bir başka iş için yorulup çaba sarf etmeye devam ederler. Çünkü müminler için boş vakit diye bir kavram yoktur.
Mümin her gün vakitli yaptığı ibadetlerin dışında kalan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Allah bu ayetlerde müminlere durmaksızın Allah rızası için yaşamayı ve durmaksızın yorulmaya devam etmelerini emretmektedir. Müminler imanın verdiği şevk ile ayetin hükmü gereği Allah yolunda bir işi bitirince, hemen bir başka iş için yorulup çaba sarf etmeye devam ederler. Çünkü müminler için boş vakit diye bir kavram yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Mümin her gün vakitli yaptığı ibadetlerin dışında kalan vaktini boş işler peşinde geçirmez. Allah iman edenleri, hayatları boyunca hem kendi nefislerine uymamakla hem de inkarcıların ahlakına karşı fikri bir mücadele vermekle görevlendirmiştir. Bunun için yapması gereken pek çok hazırlık, yerine getirmesi gereken sayısız görevler vardır. Bu ihlaslı çabanın bir sınırı, bir kesintisi ve ara verilebilecek bir zamanı da yoktur. Bu yüzden müminler için bir işin bitmesi, yeni faaliyetleri başlatmanın vaktinin geldiğinin bir göstergesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Allah ayetin devamında Müslümanları ancak Kendisi&#8217;ne rağbet etmeye çağırmaktadır. Yalnızca Allah&#8217;a rağbet etmek, insanın tek dost ve yardımcı olarak Allah&#8217;ı görmesi, yalnızca O&#8217;nun rızasını hedeflemesi ve sadece Allah&#8217;ın hoşnutluğunu esas amaç edinmesi demektir. Mümin için Allah&#8217;ın kendisini beğenmesi, kendisinden hoşnut olması tek amaçtır. Bu nedenle mümin tüm hayatını Allah&#8217;ın belirlediği kıstaslara göre düzenler, O&#8217;nun emir ve yasaklarına göre hareket eder. Diğer insanların rızası, hoşnutluğu amaç değildir. Yalnızca Allah kendisinden razı olsun, gerekirse bütün dünya kendisine cephe alsın, bu kişi için fark etmez. Önemli olan asıl dost olan Allah&#8217;ın kendisinden hoşnut olmasıdır. Böyle bir insan kimin ne düşündüğünün, kimin ne söylediğinin, diğer insanların kendisini nasıl değerlendirdiklerinin kaygısını duymaz. Yalnızca Allah&#8217;ın razı olması ve yalnızca Yüce Allah&#8217;ın sevmesi onun için yeterlidir. Böylece sadece Rabbimiz&#8217;e rağbet etmiş olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=306</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Allah (ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, Allah&#8217;ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar.&#8221; (Zümer Suresi, 29)</title>
		<link>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=302</link>
		<comments>http://www.birayetbiraciklama.com/?p=302#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Aug 2009 20:22:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[İman etmek]]></category>

		<category><![CDATA[İmtihan]]></category>

		<category><![CDATA[Şükretmek]]></category>

		<category><![CDATA[Allah Rızası]]></category>

		<category><![CDATA[çok ortaklı köle]]></category>

		<category><![CDATA[medet ummak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.birayetbiraciklama.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[Allah bu ayetinde, kendilerini insanların rızasını ve hoşnutluğunu kazanmaya adamış kimselerin durumunu, içine girdikleri çıkmazı hikmetli bir örnekle bildirmiştir. İnsan eğer hayatını yalnızca Allah&#8217;ı razı etmeye adarsa kendisini her türlü bağımlılıktan hürriyete kavuşturmuş olur.
Ayette bildirilen &#8220;çok ortaklı olan (köle) bir adam&#8221; ile &#8220;yalnızca bir kişiye teslim olmuş adam&#8221;ın durumu birbirinden farklıdır. Birden fazla sahibi olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Allah bu ayetinde, kendilerini insanların rızasını ve hoşnutluğunu kazanmaya adamış kimselerin durumunu, içine girdikleri çıkmazı hikmetli bir örnekle bildirmiştir. İnsan eğer hayatını yalnızca Allah&#8217;ı razı etmeye adarsa kendisini her türlü bağımlılıktan hürriyete kavuşturmuş olur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ayette bildirilen &#8220;çok ortaklı olan (köle) bir adam&#8221; ile &#8220;yalnızca bir kişiye teslim olmuş adam&#8221;ın durumu birbirinden farklıdır. Birden fazla sahibi olan yani Allah&#8217;a ortak koşan insanların şuurunda olmadıkları bir gerçek vardır. Bu da Allah&#8217;tan başka taptıkları varlıkları hoşnut etmelerinin mümkün olmadığıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Allah&#8217;a iman etmeyen ve şirk koşan insanlar, nimetleri ve gücü Yüce Allah&#8217;ın vesile kıldığı maddelere ve şahıslara bağlar ve onlardan medet umarlar. Onlara müteşekkir kalır, onlara şükretmeye çalışırlar. Kısacası, Allah&#8217;tan başka güç ve etki sahibi sandıkları sayısız sahte ilahlar edinirler (Allah&#8217;ı tenzih ederiz). Akıllarını kullanmadıkları için, bütün bu sahte ilahları da, onların yaptıklarını da Allah&#8217;ın yarattığını, Allah&#8217;ın dilemesi ve emri olmaksızın hiçbir şey yapamayacaklarını, hiçbir şeye güçlerinin yetmeyeceğini göremezler. Allah&#8217;ı unutarak gücü ve etkiyi O&#8217;nun kullarında arayıp, onlara yönelir, onlara şükreder ve onlardan medet umarlar. Bu ise hem şirk hem de çok büyük bir nankörlüktür.</p>
<p style="text-align: justify;">Kuran&#8217;da Yüce Allah&#8217;tan başka kuvvet sahibi olmadığı birçok ayette bildirilmiştir. Allah&#8217;ın yarattığı varlıkların sahip gibi göründükleri güç ise gerçekte Allah&#8217;a ait olan sonsuz gücün onlardaki bir yansımasıdır. Allah dilediği anda bu gücü kendilerinden geri alabilir. Bu nedenle bir kimseyi, Allah&#8217;ın kendisine bu dünyada geçici olarak ve imtihan için verdiği güç ve kudret nedeniyle gözde büyütmek, bu gücü ona aitmiş gibi görmek bir nevi kişiyi sözde ilahlaştırmak olur. (Allah&#8217;ı tenzih ederiz) Gerçekte büyük görülmesi, kendisinden medet umulması gereken yegane mutlak varlık alemlerin Rabbi olan Yüce Allah&#8217;tır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.birayetbiraciklama.com/?feed=rss2&amp;p=302</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
